Spor yazarı Levent Tüzemen, Galatasaray’ın 3-2’lik Rizespor galibiyetini Sabah Gazetesi’ndeki köşesinde değerlendirdi.

Galatasaray, 5. dakikada öne geçtiği lig sonuncusu Rizespor’dan 8 dakika içinde arka arkaya 2 gol yiyorsa ve Muslera ile Berkan’ın ortaklaşa yaptığı pas hatası sonucu Rize kazandığı penaltıyı Boldrin ile dışarı atıyorsa ve 101. dakikada Diagne’nin hazırladığı pozisyon sonrası Morutan’ın attığı golle 3 puan kazanılıyorsa bu durum ancak Napolyon’un şu sözüyle anlatılır: “Şansı olanın horozu da yumurtlar.” Galatasaray’ın kazanmasına rağmen deplasmanlardaki tutum ve dengesiz oyunlarının bence temel nedenleri var:

Oyuncuların kalitesi maçı tutmaya, kontrol etmeye ve oyuna hakim olmaya yetmiyor. Galatasaray’ın taktik anlayışında ciddi bir eksiklik var. Çünkü oyuncular sık pas ve pozisyon hatası yapıyor. Fatih Terim’in rotasyona dayalı tercih ettiği oyuncular maalesef takım uyumuna ayak uyduramıyor. Eğer Galatasaray pozisyona giriyor ve final vuruşlarında golü atamıyorsa oyuncu becerisinde sorun vardır.

İki gol atmasına rağmen Mostafa’nın kaçırdığı kolay goller santrfor kimliğiyle bağdaşmıyor. Özellikle müthiş tekniğine, kolay adam geçme becerisine ve üstelik vücudunu akıllı kullanmasına rağmen son vuruşlarında isabetli olamıyor. Berkan çok çalışan ve çok koşan bir oyuncu. Ancak futbol aklı orta alanı yönetmeye yetmiyor. Sadece sol ayağını kullanıyor, rakiple girdiği ikili mücadeleleri kazanamıyor. Çok top kaybı yapıyor ve en önemlisi final pası atamadığı gibi isabetli şut da kullanamıyor. Gol atmayan orta saha oyuncusu olmaz. Her maçta rakip oyuncular en ufak temasta abartılı davranıp faul alıyor. Galatasaraylı oyuncular dirsek yiyor, itiliyor, darbeye maruz kalıyor ve hepsi “Kibarsaray” oyuncusu gibi sessiz kalıyor. Fatih Terim’e bir uyarım var; Diagne’ye güven ve daha fazla forma şansı ver. Oyuna da bu kadar geç girmemeli.