Galatasaray’da, Fatih Terim, “Yalnız kaldım” dedi, “İstifa ederdim ama söz verdim” dedi, kısaca rahatsızlıklarını isim belirtmeden açık açık dillendirdi ama birçok konuda istediği desteği göremedi.

Nitekim, Yeni Malatyaspor maçı sonrasında açıkladıkları da belki de buzdağının görünen yüzü olarak kayıtlara geçti. İsim vermedi, hedef göstermedi ancak yapılan konuşmalar, kimi gösterdiğini herkes öğrendi. Tecrübeli teknik adam, belki de şampiyon olsa, bunların çok daha fazlasını yapacaktı. Ancak bahane ardına sığınmama adına kısa kesti! İşte Terim’in konuşmasındaki, “içten vurulduğu” konusundaki cümleler:

-TFF ve kurullarına göğsümüzü germişken, onlara teşekkür edenlerle bile karşılaşıyoruz. Basınla, televizyonla, hakemle, kurumlarla, federasyonla ayrı ayrı uğraştık. Bir de içeriyle uğraştık.

– Kadrolar ne olursa olsun bizim daha önce bitirmemiz gerekirdi bu işi. Bize çok ciddi yaralar verdiler. Sezon başından bu yana her şeye bakabiliriz. Buna rağmen, herkese, her şeye rağmen olabilir miydik? Bu sezon şampiyon olsaydık, her şampiyonluğun hikayesi ve ‘buna rağmen’ kısmı vardır. Buna rağmen kısmı çok fazla olacaktı.

– Yarışı en güzel şekilde götürdük. Herkese karşı… Çok kolay değil. Ben yalnızım dediğim zaman çok şey ifade ettim; ama anlamadılar.

– Güçlü olmazsanız size herkes az ya da çok dokunur; ama dokunur. Dokunulmaz olmak için güçlü olmak lazım. Dışarıdaki rakipler, aleyhimize çalışanlar, düşmanlarımız bile bildiğimiz şeyler… Ama içerideki bazıları çok daha tehlikeli.

-(Mustafa Cengiz’in Milliyet’te çıkan konuşmalarına ithafen) Sezonu en sıkıntılı, en alevli zamanında oyunculara, hocalara söylenen şeyler olacak iş midir? Sonradan bunu çok güzel pazarlayıp, ‘Ben onları hırslandırmak için söyledim’ laflarını geçelim. Bunlar ayıp şeyler.

– Galatasaray’ın hocasına ve oyuncusuna öyle kolay ilişilmemeli. Bunların hepsiyle savaşmak, kurumun yapacağı iş. Biz bunların hepsiyle savaştık. İşin garibi içeriyle de savaştık. O daha da tehlikeli.